TCL Electronics Türkiye Bireysel Klima Sistemleri Kıdemli Satış Müdürü Murat Yatan: “2035’te Klimalar Yaşam Alanlarını Yöneten Akıllı Çevre Platformlarına Dönüşecek”

Sadece sıcaklığı düşüren geleneksel iklimlendirme devri kapanıyor; yapay zekâ, akıllı enerji yönetimi ve bütünleşik ev ekosistemleri iklimlendirme sektörünün kurallarını baştan yazıyor. Türkiye pazarının dinamik yapısından kur dalgalanmalarına, servis altyapısının kritik öneminden 2035 vizyonuna kadar sektörün geleceğini masaya yatırdık. TCL Electronics Türkiye Bireysel Klima Sistemleri Kıdemli Satış Müdürü Murat Yatan, TCL’in Türkiye’deki sürdürülebilir büyüme stratejilerini, yapay zekâ destekli iklimlendirme çözümlerini ve değişen tüketici alışkanlıklarını İklimlendirmeTeknolojileri.com’a anlattı.

Öncelikle kendinizi tanıtabilir misiniz, TCL Electronics Türkiye’nin klima ve iklimlendirme çözümleri sektöründeki faaliyetleri ile yaklaşımından bahsedebilir misiniz?

Isıtma, havalandırma ve klima sektöründe 20 yılı aşkın bir süredir önde gelen çeşitli firmalarda önemli görevler üstlendim. TCL’e de yaklaşık beş yıl önce katıldım. TCL Electronics Türkiye’de KlimBireysel Klima Sistemleri Kıdemli Satış Müdürü olarak görev yapıyorum. TCL Türkiye’nin ürün stratejisinden kanal gelişimine, ticari iş ortaklıklarından müşteri deneyimine ve HVAC sektöründeki uzun vadeli konumlandırmasına kadar klima kategorisinin gelişiminden sorumluyum. TCL, 160’tan fazla pazarda faaliyet gösteren küresel bir tüketici elektroniği şirketi. Klima alanında araştırma, akıllı üretim, bağlantılı teknolojiler, enerji yönetimi ve kullanıcı odaklı tasarımı bir araya getiriyoruz. TCL’in küresel klima üretim ağı, yirmi yılı aşkın sürede gelişimini sürdürüyor ve bugün ürünler uluslararası pazarlara sunuluyor. Türkiye’deki yaklaşımımız, yalnızca kısa vadeli satışlara odaklanmak yerine sürdürülebilir bir kategori oluşturmak. Bunun için doğru ürünleri sunmak, güçlü bir dağıtım yapısı kurmak, nitelikli kurulum sağlamak, satış sonrası güvenilir hizmet vermek, bayileri eğitmek ve sektör profesyonelleriyle sürekli iletişim içinde olmak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Türkiye, Avrupa’nın en rekabetçi klima pazarlarından biri haline geldi. TCL Klima Türkiye olarak önümüzdeki 5 yıl için nasıl bir büyüme stratejisi belirlediniz? Türkiye’yi sadece bir satış pazarı olarak mı görüyorsunuz, yoksa üretim, Ar-Ge ve bölgesel ihracat üssü olma yönünde de planlarınız bulunuyor mu?

Beş yıllık yaklaşımımızın dört alana odaklanmasını öngörüyoruz. İlki ürün portföyünün geliştirilmesi. Erişilebilir inverter ürünler, premium temiz hava çözümleri, akıllı enerji yönetimi, ısı pompası kapasitesi, hafif ticari sistemler ve ticari VRF çözümleriyle farklı konut ve ticari ihtiyaçlara yanıt vermek istiyoruz. İkincisi kanal gelişimi. Sürdürülebilir büyüme; daha güçlü bir bayi, montaj ekibi, servis iş ortağı, proje danışmanı ve bölgesel distribütör ağı gerektiriyor. Üçüncüsü marka ve teknik güvenilirlik. TCL’in yalnızca bir tüketici elektroniği şirketi olarak değil, güçlü üretim, teknoloji ve ürün kabiliyetlerine sahip ciddi bir iklimlendirme çözümleri markası olarak da tanınmasını istiyoruz. Dördüncüsü müşteri deneyimi. Servis kapsamı, yedek parça bulunabilirliği, kurulum standartları ve ölçülebilir müşteri memnuniyeti satışlarla birlikte gelişmeli. Türkiye, daha geniş bir bölgesel rol üstlenmek için gereken sanayi altyapısına, teknik insan kaynağına, tedarikçi ekosistemine, coğrafi konuma ve ihracat bağlantılarına sahip. Bu nedenle Türkiye’yi yalnızca iç pazardaki satış potansiyeli açısından değil, stratejik açıdan da önemli görüyoruz. Ancak üretim, Ar-Ge veya ihracata yönelik belirli yatırımlar henüz açıklanmadı ve bu tür yatırımlar kurumsal değerlendirme ve onaya tabi olacak. Bununla birlikte, üretim, Ar-Ge veya ihracata yönelik belirli yatırımları henüz açıklamış değiliz; bu tür yatırımlar, kurumsal değerlendirme süreçlerini gerektiriyor.

“Bugün size TCL Klima Türkiye’nin önündeki en büyük fırsat ve en büyük risk nedir?” diye sorsak cevabınız ne olurdu?

En büyük fırsat, konfor tanımının değişmesi. Tüketiciler artık yalnızca sıcaklığı düşüren bir cihaz aramıyor. Yıl boyunca ısıtma ve soğutma, daha iyi hava kalitesi, daha düşük enerji tüketimi, sessiz çalışma, akıllı kontroller ve güvenilir servis hizmetini giderek daha fazla talep ediyorlar. Bu durum TCL’e temiz hava değişimi, çok aşamalı filtreleme, Gentle Breeze hava akışı, yapay zekâ destekli enerji yönetimi ve bağlantılı kontrol gibi teknolojileri sunmak için imkân tanıyor. En büyük risk ise kategorinin hızlı büyümesinin kurulum kalitesi ve satış sonrası hizmet üzerinde baskı oluşturabilmesi. HVAC sektöründe nihai müşteri deneyimi hem ürüne hem de kurulumun kalitesine bağlı. Bayi ve servis altyapısı satışlarla aynı hızda gelişmezse müşteri güveni bundan etkilenebilir. Bu nedenle büyümemizin dengeli olması gerekiyor. Ürün bulunabilirliği, teknik eğitim, kurulum kapasitesi, servis desteği ve yedek parça bulunabilirliği birlikte ilerlemeli.

Türkiye’de faaliyet gösteren ithal klima markaları için başlıca yerel risk kur dalgalanmaları. Ürün alımlarının, bileşenlerin, navlun maliyetlerinin ve tedarikçi sözleşmelerinin büyük bölümü başta ABD doları veya euro olmak üzere yabancı para birimleri ile gerçekleşirken, satışlar büyük ölçüde Türk lirası ile yapılıyor. Döviz kurlarındaki hızlı hareketler; ürünlerin ithalat sonrası toplam maliyetini, fiyat rekabetçiliğini, işletme sermayesi gereksinimlerini, stok değerlerini ve kâr marjlarını önemli ölçüde etkileyebiliyor. Pazardaki rekabet, maliyet artışlarının nihai müşterilere hemen yansıtılmasını sınırladığında bu risk daha da artıyor. Türkiye klima pazarı, güçlü yerli üreticilerin ve köklü yerli markaların bulunduğu son derece rekabetçi bir pazar. Ancak fiyat baskısı, kendi başına temel risk olmaktan ziyade büyük ölçüde kur kaynaklı maliyet artışlarının bir sonucu. Talep, yaz öncesi ve yaz dönemlerinde yoğunlaşıyor ancak bu, genel olarak tahmin ve stok planlaması yoluyla yönetilebilen, öngörülebilir bir pazar özelliği. Bir diğer risk ise ithalat düzenlemeleri, gümrük prosedürleri, ürün sertifikasyon gereklilikleri ve ticaret politikalarındaki değişikliklerden kaynaklanıyor. Buna gümrük vergilerindeki olası artışlar, ilave gümrük vergileri, anti-damping önlemleri veya ürünlerin ithalat sonrası toplam maliyetini doğrudan artırabilecek ve pazardaki rekabet gücünü azaltabilecek ithalatla ilgili diğer mali yükümlülükler de dâhil. Mevzuat riski ayrıca gümrük işlemlerindeki gecikmeleri, belge gerekliliklerindeki değişiklikleri ve değişen uyum standartlarını da kapsıyor. Bunlar stok bulunabilirliğini, teslim sürelerini ve sezonun en yoğun dönemlerindeki talebin karşılanabilmesini etkileyebiliyor. İthalatçı markalar yerli üreticilere kıyasla daha uzun teslim süreleriyle karşılaşabilse de tedarik zinciri koşulları, önceki yıllarda yaşanan aksaklıklara kıyasla genel olarak normale döndü. Servis kalitesi marka itibarı açısından önemini koruyor ancak bu konu genellikle distribütör ve yetkili servis ağı yatırımlarıyla kontrol edilebiliyor.

Bugün birçok marka “AI destekli klima” söylemini kullanıyor. Sizce yapay zekâ, iklimlendirme sektöründe gerçekten hangi alanlarda devrim yaratacak? Kullanıcıların önümüzdeki birkaç yıl içinde yaşayacağı en büyük değişim ne olacak?

Yapay zekâ, üç alanda gerçek değer yaratacak. İlk olarak enerji verimliliğini artıracak. Sistem, sabit bir çalışma düzenini takip etmek yerine iç ve dış ortam koşullarından, odanın özelliklerinden, kullanım davranışlarından ve sıcaklık değişimlerinden öğrenerek kompresörü daha akıllı şekilde yönetecek. İkinci olarak yapay zekâ, kişiselleştirilmiş konforu geliştirecek. Gelecekteki sistemler; ortamda bulunan kişi sayısına, aktiviteye, günün saatine ve bireysel tercihlere göre hava akışını, sıcaklığı, nemi ve çalışma modlarını ayarlayacak. Üçüncü olarak yapay zekâ, bakım süreçlerini dönüştürecek. Bağlantılı sistemler anormal performansı tespit edebilecek, bileşenlerde oluşabilecek sorunları öngörebilecek, uzaktan arıza teşhisini destekleyebilecek ve fiziksel servis ziyareti öncesinde teknisyenleri yönlendirebilecek. TCL’in mevcut yaklaşımı hâlihazırda yapay zekâ tabanlı enerji yönetimi, akıllı kontrol, sesli etkileşim, gerçek zamanlı enerji izleme ve otomatik çalışma ayarlarını içeriyor. Bazı modeller, geleneksel TCL inverter çalışma sistemine kıyasla ek enerji tasarrufu sağlayacak şekilde tasarlandı. Ancak sonuçlar ve özelliklerin kullanılabilirliği modele ve çalışma koşullarına göre değişiyor. Kullanıcılar açısından en önemli değişiklik, klimayı daha seyrek yönetmek zorunda kalmaları olacak. Sistem daha proaktif hâle gelecek ve konfor, hava kalitesi ile enerji tüketimi arasında sürekli denge kuracak.

Avrupa’da enerji verimliliği standartları ve düşük GWP’li soğutucu akışkanlara geçiş hızlanıyor. TCL, yeni nesil çevreci teknolojiler konusunda hangi yatırımları yapıyor? Önümüzdeki dönemde sektörü hangi teknolojilerin şekillendireceğini öngörüyorsunuz?

Enerji verimliliği ve çevresel sorumluluk, iklimlendirme teknolojilerinin geleceğinde merkezi bir öneme sahip. TCL; daha verimli inverter sistemlerine, akıllı enerji yönetimine, geliştirilmiş kompresör kontrolüne, ileri ısı değişim teknolojilerine, bağlantılı izleme sistemlerine ve daha sürdürülebilir üretim süreçlerine küresel ölçekte yatırım yapıyor. TCL’in Vuhan’daki klima endüstri parkı; araştırma, üretim, tedarik zinciri yönetimi, akıllı lojistik, otomasyon, güneş enerjisi ve enerji yönetim sistemlerini bir araya getiriyor. Klima üretim ağımız birden fazla üretim tesisini kapsıyor ve dünya genelindeki pazarlara ürün tedarik ediyoruz. TCL’in global ürün portföyünde R32 soğutucu akışkan kullanılan modellerin yanı sıra akıllı enerji optimizasyonu, taze hava teknolojisi, gelişmiş filtreleme, verimli ısıtma ve geniş sıcaklık aralıklarında çalışma gibi özelliklere sahip çözümler bulunuyor. Ürün bulunabilirliği ve soğutucu akışkan özellikleri bölgeye ve modele göre değişiyor. Önümüzdeki dönemde sektörün; daha düşük Küresel Isınma Potansiyeline (GWP) sahip soğutucu akışkanlar, daha yüksek mevsimsel enerji verimliliği, ısı pompalarının yaygınlaşması, yapay zekâ destekli enerji optimizasyonu, akıllı şebekelerle entegrasyon, geri dönüşümün geliştirilmesi ve ürünlerin tüm yaşam döngüsü boyunca yarattığı çevresel etkiye ilişkin daha fazla şeffaflık doğrultusunda şekilleneceğini öngörüyoruz.

Türkiye klima pazarı hem yerli hem de uluslararası birçok güçlü markanın rekabet ettiği bir alan. TCL olarak sizi rakiplerinizden ayıran en önemli üç unsur nedir? Fiyat dışında müşterilerin sizi tercih etmesini sağlayan temel avantajlar nelerdir?

İlk faktör, akıllı ürün inovasyonu. TCL; bağlantılı tüketici elektroniği, yapay zekâ, uygulamalar, sesli kontrol ve akıllı ev sistemleri alanlarındaki deneyimini iklimlendirme kategorisine uygulayabiliyor. İkinci faktör, sağlıklı ve konforlu havaya yönelik yaklaşımımız. FreshIN teknolojisi, filtrelenmiş dış havayı iç mekâna almak üzere tasarlanırken Gentle Breeze teknolojisi daha yumuşak bir hava akışı sağlıyor ve doğrudan soğuk havaya maruz kalmayı azaltıyor. Bu yaklaşım, yalnızca sıcaklığa odaklanmak yerine konfor ve iç hava kalitesini ele alıyor. Üçüncü faktör, performans ile erişilebilirlik arasındaki denge. Hedefimiz; güçlü soğutma, ısıtma, enerji verimliliği ve ürün tasarımını korurken gelişmiş teknolojileri daha geniş bir tüketici kitlesi ve kullanım alanı için erişilebilir hâle getirmek. Ürün özelliklerinin ötesinde, müşterilerin kurulum, garanti, yedek parça ve satış sonrası destek konusunda da güven duyması gerekiyor. Bu nedenle servis deneyimini güçlendirmek de rekabette farklılaşmamızın bir parçasını oluşturuyor.

Günümüzde kullanıcılar yalnızca ürün değil, satış sonrası hizmet kalitesini de satın alıyor. TCL Klima Türkiye olarak servis ağı, yedek parça yönetimi ve müşteri memnuniyetini geliştirmek adına yakın dönemde hangi yatırımları hayata geçireceksiniz?

Satış sonrası hizmeti, klima kategorisindeki sürdürülebilir büyümenin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bu nedenle servis ağımızı, teknik ekip kapasitemizi, eğitim programlarımızı ve yedek parça yönetimimizi satışlarımızla paralel şekilde güçlendiriyoruz. Türkiye genelinde yetkili servis kapsamasını genişletirken özellikle klima kullanımının yoğun olduğu büyük şehirlerde hizmet hızını ve teknik yetkinliği artırmaya odaklanıyoruz. Sezon öncesi ve yıl boyunca düzenlediğimiz teknik eğitimlerle montaj kalitesini standartlaştırmayı, servis ekiplerimizin ürün ve arıza teşhis yetkinliğini geliştirmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda yedek parçaların bulunabilirliğini artırmak ve servis noktalarına daha hızlı ulaştırmak için stok ve tedarik süreçlerimizi geliştiriyoruz. Müşteri iletişim merkezimizi de ilk teşhis ve doğru servis yönlendirmesi açısından daha etkin hale getirmeyi amaçlıyoruz. Servis kayıtları ve müşteri geri bildirimleri sayesinde tekrarlayan sorunları analiz ederek eğitim, süreç ve yedek parça planlamasında iyileştirmeler yapıyoruz. Bazı modellerde bağlantılı teşhis ve kendi kendine teşhis gibi özellikler de servis süreçlerimizin daha hızlı ve verimli ilerlemesine katkı sağlayacak. Özetle hedefimiz; daha geniş servis kapsaması, daha yüksek montaj kalitesi, güçlü yedek parça erişimi ve daha hızlı müşteri hizmetiyle satış sonrası deneyimi TCL Klima Türkiye’nin büyümesinin önemli bir parçası haline getirmek.

Elektrikli araçlar, güneş enerjisi sistemleri ve akıllı ev teknolojileri hızla yaygınlaşıyor. Sizce geleceğin kliması bu ekosistemin neresinde yer alacak? TCL’in bu alandaki vizyonu nedir?

Geleceğin klimasının yalnızca sıcaklığı yöneten bağımsız bir cihaz olmayacağını, evin enerji ve konfor ekosisteminin aktif bir parçası olacağını düşünüyoruz. TCL’in bugün sunduğu bağlantılı kontrol, yapay zekâ destekli enerji yönetimi, gerçek zamanlı enerji izleme ve otomatik çalışma özellikleri bu dönüşümün temelini oluşturuyor. Uzun vadede ise klimaların; güneş enerjisi sistemleri, bataryalar, akıllı sayaçlar ve ev enerji yönetim platformlarıyla birlikte çalışarak konfor ihtiyacının yanı sıra enerji üretimini, tarifeleri ve yoğun tüketim saatlerini de dikkate alabilen daha akıllı sistemlere dönüşmesini bekliyoruz. TCL’in “Akıllı Yaşam” vizyonu; klimalardan televizyonlara, buzdolaplarından çamaşır makinelerine ve mobil cihazlara kadar uzanan geniş bir bağlantılı cihaz ekosistemini kapsıyor. Ürünlerimizin markalar arası evrensel iletişim standardı Matter protokolü ve üçüncü taraf akıllı ev platformlarıyla uyumluluğu bulunurken yapay zekâ, otomasyon, kendi kendine öğrenme ve enerji optimizasyonu teknolojileri kullanılıyor. Güneş enerjisi sistemleri, akıllı sayaçlar ve entegre ev enerji yönetimi altyapılarıyla donanımsal ve yazılımsal entegrasyonlar ise TCL’in gelecek dönem gelişim yol haritasında yer alıyor. Mevcut akıllı ev çözümlerini entegre enerji yönetim sistemlerine dönüştürmeye yönelik çalışmalarımızı da sürdürüyoruz.

Türkiye’nin farklı iklim koşulları ve kullanıcı alışkanlıkları birçok pazardan ayrışıyor. TCL, ürün geliştirme süreçlerinde Türkiye pazarından gelen geri bildirimleri nasıl değerlendiriyor? Önümüzdeki dönemde Türkiye’ye özel geliştirilecek ürün veya teknolojiler görecek miyiz?

Türkiye; iklimi, mimarisi, bölgesel koşulları ve tüketici alışkanlıkları önemli ölçüde farklılık gösterdiği için ürünlerimiz için değerli geri bildirimler sağlıyor. Bu geri bildirimler satış ekiplerinden, distribütörlerden, bayilerden, servis teknisyenlerinden, montaj ekiplerinden, müşteri iletişim kanallarından, pazar araştırmalarından, ürün değerlendirmelerinden ve doğrudan tüketicilerden geliyor. Servis bilgileri özellikle değerli çünkü ürünlerin gerçek kurulum ve çalışma koşullarında nasıl performans gösterdiğini ortaya koyuyor. Bu geri bildirimler; kapasite seçimini, ısıtma performansını, hava akışı tercihlerini, gürültü gereksinimlerini, uygulama tasarımını, kontrol özelliklerini, kurulum bileşenlerini, ürün dokümantasyonunu ve servis eğitimlerini etkileyebiliyor. TCL hâlihazırda geniş sıcaklık aralıklarında çalışabilen, güçlü ısıtma ve soğutma performansı, akıllı kontrol ve konforlu hava akışı sunan ürünler geliştiriyor. Örneğin T Pro serisi, zorlu sıcaklık koşullarında çalışma özelliğiyle öne çıkarken Türkiye portföyünde temiz hava, yumuşak hava akışı ve akıllı yönetim odağında geliştirilen farklı konut tipi seriler yer alıyor. Kategori büyüdükçe Türkiye pazarından gelen geri bildirimlerin portföy planlamamız ve ürün uyarlamalarımızda daha büyük bir rol oynayacağını öngörüyoruz. Türkiye’ye özel ürün geliştirme veya yerelleştirme programları ise resmi olarak kesinleşmesinin ardından duyurulacak. Bayi talepleri doğrultusunda sezon öncesi stok planlamalarını geliştirdik, servis iş ortaklarımızın geri bildirimleri doğrultusunda yedek parça bulunabilirliğini ve teknik eğitimleri artırdık, daha yüksek enerji verimliliğine sahip modeller sunduk ve tüketici tercihlerine yanıt veren garanti kampanyaları hayata geçirdik. Bu çalışmalar, Türkiye pazarında ürün bulunabilirliğinin, servis kalitesinin ve müşteri memnuniyetinin artmasını sağladı.

Bugün 2035 yılından bize sesleniyor olsaydınız; “İklimlendirme sektörü şu konuda tamamen değişti.” diyeceğiniz tek konu ne olurdu? Ve TCL bu dönüşümün neresinde yer alacak?

2035 yılına gelindiğinde en büyük değişimin, iklimlendirme sistemlerinin artık bağımsız cihazlar olarak çalışmaması olacağına inanıyorum. Bu sistemler; sıcaklığı, hava kalitesini, nemi, havalandırmayı, enerji tüketimini ve daha geniş bina ekosistemiyle etkileşimi yöneten akıllı çevre platformlarına dönüşecek. Kullanıcıların her ayarı manuel olarak yapması gerekmeyecek. Sistem, alanın nasıl kullanıldığını anlayacak ve konfor, sağlık, enerji maliyeti ve çevresel etki arasında denge kurarken sürekli kendini uyarlayacak. Bakım da önemli ölçüde değişecek. Ürünler giderek daha fazla kendi kendine arıza teşhisi yapacak, performanstaki düşüşleri tespit edecek, düzeltici işlemler önerecek ve ilgili bilgileri servis uzmanlarına iletecek. TCL; tüketici teknolojileri, yapay zekâ, akıllı üretim, bağlantılı ürünler, temiz hava çözümleri ve ölçeklenebilir ürün geliştirme alanlarındaki güçlü yönleriyle bu dönüşümde yer almayı hedefliyor. TCL’in klima stratejisi şimdiden daha sağlıklı hava, daha akıllı kontrol ve daha verimli enerji kullanımına doğru ilerliyor. 2035 için hedefimiz yalnızca daha fazla klima satmak değil. Hedefimiz; akıllı, sorumlu, bağlantılı ve insanların gerçek ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanmış yeni nesil iklimlendirme çözümlerinin şekillenmesine katkıda bulunmak.

Loading