Enerji maliyetlerinin zirve yaptığı ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde Türk HVAC-R sektörü, mühendislik gücüyle Avrupa’nın karbonsuzlaşma hedeflerine yön veriyor. İklimlendirme Sanayii İhracatçıları Birliği (İSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Baştaş; ‘daha az enerjiyle daha fazla performans’ anlayışıyla geliştirilen yeni nesil yapay zekâ çözümleri, Eurovent standartlarındaki üretim kalitesi ve Avrupa normlarını yeniden tanımlayan Türk esnekliği hakkında stratejik içgörüler paylaşıyor.
Avrupa’da R290 ve CO₂ gibi doğal soğutkanlara geçiş hızlanırken, Türk üreticileri Ar-Ge süreçlerini bu yeni F-Gaz standartlarına nasıl adapte ediyor?
Avrupa Birliği’nin yeni F-Gaz düzenlemeleri, sektörümüzde yalnızca bir mevzuat değişikliği değil, aynı zamanda kapsamlı bir teknolojik dönüşüm anlamına geliyor. Türk iklimlendirme sanayisi de bu dönüşümü yakından takip ediyor. Özellikle R290, CO₂ ve diğer düşük GWP’li soğutkanların kullanılabileceği yeni nesil sistemler konusunda firmalarımız Ar-Ge yatırımlarını hızlandırmış durumda.
Burada yalnızca kullanılan soğutkanı değiştirmekten söz etmiyoruz. Kompresörden ısı eşanjörüne, kontrol sistemlerinden güvenlik ekipmanlarına kadar ürünün tamamının yeni gereklilikler doğrultusunda mühendislik bakışıyla ele alınması gerekiyor. Türk üreticilerinin en önemli avantajlarından biri de bu noktada ortaya çıkıyor. Güçlü mühendislik altyapımız ve esnek üretim kabiliyetimiz sayesinde Avrupa’daki regülasyon değişikliklerine hızlı şekilde cevap verebiliyor, yeni nesil ürünleri pazara adapte edebiliyoruz.
Önümüzdeki dönemde doğal soğutkanlarla çalışan yüksek verimli sistemlerin Türk üreticilerinin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü daha da artıracağına inanıyoruz. Bu dönüşümün yakından takip edildiği en önemli uluslararası platformlardan biri de hiç şüphesiz Chillventa. Türk iklimlendirme sanayisi olarak Chillventa Fuarı’na büyük önem veriyoruz ve bu yıl İSİB olarak tekrar bir info stant ile fuarda yer alacağız.
Chillventa’da 80’in üzerinde Türk firmasının kendi standıyla yer alacak olması, sektörümüzün fuara verdiği önemin ve Avrupa pazarındaki gücünün önemli bir göstergesi. Bununla birlikte İSİB olarak biz de fuarı ziyaret eden ve kendi standı bulunmayan ya da görüşmelerini desteklemek isteyen sektör temsilcilerimize “bizim standımız sizin standınız” anlayışıyla hizmet vereceğiz. Amacımız, standımızı Türk iklimlendirme sektörünün ortak buluşma ve iletişim noktası haline getirerek firmalarımızın uluslararası temaslarına ve yeni iş birliklerine katkı sağlamak.
Küresel tedarik zinciri risklerine karşı Türkiye, Avrupalı firmalar için nasıl güvenilir ve esnek bir üretim üssü haline geliyor?
Pandemiyle başlayan ve sonrasında jeopolitik gelişmelerle devam eden süreç, küresel şirketlere tedarik zincirlerinin yalnızca maliyet üzerinden yönetilemeyeceğini gösterdi. Artık teslimat süresi, lojistik güvenliği, üretim esnekliği ve tedarikçinin değişen talebe hızlı cevap verebilmesi en az fiyat kadar önemli.
Türkiye bu açıdan Avrupa için son derece stratejik bir konuma sahip. Avrupa’nın hemen yanı başındayız; güçlü bir sanayi altyapımız, yetişmiş insan kaynağımız ve uzun yıllara dayanan ihracat tecrübemiz var. Türk iklimlendirme sektörü hem büyük ölçekli üretim yapabiliyor hem de Avrupalı müşterilerin daha küçük adetli veya projeye özel taleplerine cevap verebiliyor. Dolayısıyla Türkiye’yi yalnızca Avrupa’ya yakın bir üretim merkezi olarak değil, Avrupa sanayisinin güvenilir, hızlı ve esnek bir çözüm ortağı olarak konumlandırıyoruz. Nearshoring eğiliminin önümüzdeki yıllarda Türk iklimlendirme sektörüne önemli fırsatlar sunacağını düşünüyoruz.
Avrupa’daki karbonsuzlaşma ve ısı pompası hamlesinde Türk iklimlendirme sektörünün üretim ve mühendislik rolü nedir?
Avrupa’nın karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda binaların elektrifikasyonu ve ısı pompalarının yaygınlaştırılması sektörümüz açısından çok önemli bir dönüşüm alanı oluşturuyor. Türkiye ise ısı pompasının tek bir bileşeninde değil, tüm değer zincirinde üretim yapabilen güçlü bir sanayi altyapısına sahip. Kompresör ve eşanjörlerden fanlara, pompalara, kontrol ekipmanlarına, klima santrallerine ve nihai sistemlere kadar çok geniş bir ürün grubunda üretim ve mühendislik kapasitemiz bulunuyor. Dolayısıyla Türk sanayisinin Avrupa’nın enerji dönüşümündeki rolünü yalnızca bir “tedarikçi” rolü olarak görmüyoruz.
Hedefimiz Avrupa’daki üreticiler, distribütörler ve proje firmalarıyla birlikte çalışan; ürün geliştiren, mühendislik sağlayan ve yeni nesil düşük karbonlu sistemlerin tasarımına katkıda bulunan bir teknoloji ve üretim ortağı olmak. Türkiye’nin mevcut sanayi altyapısı bu rolü üstlenebilecek güçte.
Yükselen enerji maliyetlerine karşı Türk firmaları bu yıl Chillventa’da akıllı kontrol, IoT veya yapay zekâ odaklı hangi çözümleri öne çıkarıyor?
Bugün iklimlendirme sektöründe rekabet artık yalnızca cihazın nominal verimliliği üzerinden yürümüyor. Bir sistemin gerçek işletme koşullarında ne kadar enerji tükettiği, kendisini değişen yüke ne kadar hızlı adapte ettiği ve bakım ihtiyacını ne kadar erken öngörebildiği giderek daha önemli hale geliyor.
Bu nedenle Türk üreticilerinde de IoT tabanlı uzaktan izleme, akıllı otomasyon, değişken yük yönetimi, enerji tüketiminin gerçek zamanlı takibi, arıza öngörüsü ve prediktif bakım gibi alanlarda ciddi bir gelişim görüyoruz. Yapay zekâ ve veri analitiğinin HVAC sistemlerine entegrasyonu da önümüzdeki dönemin önemli başlıklarından biri olacak. Chillventa 2026’da Türk firmalarının temel yaklaşımının “daha az enerjiyle daha fazla performans” olacağını düşünüyorum. Sadece yüksek verimli ekipman değil, ekipmanın tüm yaşam döngüsünü optimize eden akıllı çözümler giderek daha fazla öne çıkıyor.
Eurovent ve AB kalite standartlarına uyum konusunda Birliğiniz üreticilere nasıl bir destek mekanizması sağlıyor?
Avrupa bizim sektörümüz açısından yalnızca en önemli ihracat pazarlarından biri değil; aynı zamanda kalite, enerji verimliliği ve çevresel performans açısından dünyadaki en yüksek standartlardan birini temsil ediyor. Bu nedenle firmalarımızın Avrupa normlarına, CE süreçlerine, performans kriterlerine ve uluslararası sertifikasyon sistemlerine uyumunu son derece önemsiyoruz. İSİB olarak firmalarımızın uluslararası rekabet gücünü geliştirmeye yönelik çalışmalar yürütüyor; sektörümüzü uluslararası fuarlarda, ticaret heyetlerinde ve sektörel organizasyonlarda güçlü şekilde temsil ediyoruz. Aynı zamanda Avrupa’daki mevzuat ve teknolojik dönüşümlerin sektör tarafından yakından takip edilmesini teşvik ediyoruz. Bugün birçok Türk üreticisinin ürünlerinde Eurovent başta olmak üzere uluslararası sertifikasyonlara sahip olması da sektörümüzün ulaştığı kalite seviyesinin önemli göstergelerinden biridir. Örneğin İSİB üyesi firmalar arasında Eurovent sertifikalı ürünlerle Avrupa pazarında faaliyet gösteren birçok üreticimiz bulunuyor. Bundan sonraki hedefimiz yalnızca standartlara uyan değil, ürün kalitesi ve mühendislik kapasitesiyle uluslararası standartların oluşumunda da daha görünür olan bir Türk iklimlendirme sanayisi yaratmak.
Türk iklimlendirme sektörünün Avrupalı ortaklarına sunduğu en büyük esneklik ve özel tasarım avantajı nedir?
Türk üreticilerinin en güçlü yönlerinden biri kesinlikle müşteriye ve projeye özel üretim kabiliyeti. Dünyanın bazı büyük üretim merkezlerinde standart ve yüksek adetli üretim modelleri daha baskınken, Türk firmaları çok daha esnek hareket edebiliyor. Bir Avrupa müşterisi farklı kapasite, ölçü, iklim koşulu, enerji verimliliği seviyesi veya proje standardı talep ettiğinde firmalarımız mühendislik ekipleriyle hızlı bir şekilde ürünü yeniden tasarlayabiliyor. Üstelik bunu rekabetçi teslim süreleri ve daha düşük minimum sipariş adetleriyle gerçekleştirebiliyoruz. Bu nedenle Avrupa’daki firmalara sunduğumuz değer önerisini “European standards, Turkish flexibility” şeklinde özetlemek mümkün. Avrupa standartlarında kaliteyi, Türkiye’nin hızlı mühendislik ve üretim esnekliğiyle birleştiriyoruz.
Chillventa 2026’da Avrupalı satın almacılara ve potansiyel ortaklara vermek istediğiniz ana mesaj nedir?
Mesajımız çok açık: Türkiye artık yalnızca rekabetçi fiyat sunan bir üretim ülkesi değil; Avrupa’nın yeşil ve teknolojik dönüşümünde birlikte çalışabileceği güçlü bir mühendislik ve üretim ortağıdır. Türk iklimlendirme sektörü bugün yüksek verimli ürünler, doğal soğutkan teknolojileri, ısı pompaları, dijital çözümler ve projeye özel mühendislik alanlarında ciddi bir kapasiteye sahip. Chillventa’da Avrupalı satın almacılara özellikle şunu söylemek istiyoruz: Türkiye’deki firmalarla yalnızca satın alma ilişkisi kurmayın. Firmalarımızla birlikte ürün geliştirin, ortak projeler gerçekleştirin ve Türkiye’yi Avrupa tedarik zincirinizin stratejik bir parçası olarak değerlendirin. Coğrafi yakınlığımız, üretim kapasitemiz, mühendislik gücümüz ve değişen ihtiyaçlara hızlı cevap verebilmemiz sayesinde Avrupa ile çok daha büyük iş birlikleri gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz.
İklimlendirmeTeknolojileri.com ile ilgili 1-2 cümlelik görüşlerinizi alabilir miyiz?
Sektörümüzdeki teknolojik dönüşümün, yeni ürünlerin ve sürdürülebilirlik odaklı gelişmelerin doğru ve nitelikli içeriklerle kamuoyuna aktarılmasını son derece önemli buluyoruz. iklimlendirmeteknolojileri.com’un da sektörümüzün teknoloji ve inovasyon kabiliyetinin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayacak değerli bir iletişim platformu olmasını temenni ediyoruz.
![]()