SOSİAD Yön. Kur. Bşk. Türkay Yıldırım: “Türkiye, Doğal Soğutucu Akışkanlarla Avrupa’nın Yeşil Dönüşümüne Hazır”

Avrupa’nın F-Gaz yönetmelikleri ve doğal soğutucu akışkanlara geçiş süreci, iklimlendirme ve soğutma (HVAC&R) sektöründe oyunun kurallarını yeniden yazıyor. Türkay Yıldırım, Türkiye’nin R290 ve diğer doğal soğutucu akışkanları kullanan üretime tam anlamıyla hazır olduğunu; sertifikalı ve tam dökümantasyona sahip ürünlerin Avrupa pazarında önemli bir rekabet avantajı sağlayabileceğini belirtiyor. Yıldırım; inovasyon, enerji verimliliği ve sürdürülebilir büyümeye odaklanarak sektörün 2030 yılına kadar Avrupa’da stratejik bir konum elde edebileceğinin altını çiziyor.

Avrupa’daki F-Gaz düzenlemeleri Türk soğutma sektörünü nasıl etkiler?

Türkiye olarak F Gaz yönetmeliğine hakimiz. Yeterli seviyede bilgilendirme toplantıları yapıldı. Bu bizi olumsuz etkilemez. Hatta bizi Avrupa rekabetinde öne geçirebilir. Gerek GWP <150 olan soğutucu akışkanlar gerekse doğal akışkanlar konusunda önemli bir mesafe aldık. Sektör olarak sürece hazırız diyebiliriz.

R290 ve doğal akışkan dönüşümünde Türkiye hazır mı?

Evet buna hazırız. Şu anda buzdolabı, market dolapları üretimi, ısı pompası ve chiller imalatlarında yaygın olarak üretim devam etmektedir.

Soğutma sektöründe katma değeri artırmak için ne yapılmalı?

Ürünlerimizin sertifikalı/belgeli olması gereklidir. Bunun dışında inovatif faaliyetlerde artış sağlamalıyız.

Avrupa pazarı mı, Orta Doğu ve Afrika mı daha stratejik?

Avrupa pazarından vazgeçemeyiz. Bizim bulunduğumuz eksende (kendimizi orta kabul edebiliriz) güney komşularımız ile ticaretimiz gelişebilir. Kuzey komşularımız ile rekabette soruna düşebiliriz. Ayrıca Afrika pazarı dikkate alınması gereken bir potansiyel olarak duruyor. Doğuda ise Avustralya gibi görece başarılı olduğumuz pazarlara ulaşabiliriz.

2030’a kadar Türk soğutma sektörü Avrupa’daki yerini nasıl güçlendirir?

F Gaz yönetmeliğine adaptasyon, belgeli/sertifikalı ürün ve tasarımcı/projeci desteği sağlanarak ilerleyebiliriz. Kendimizle rekabetten uzak duracak yöntemler geliştirmeliyiz.

Avrupa pazarına ve Türk üreticilerine vermek istediğiniz mesajlar neler?

Soğutma pazarı da bir dönüşümünden geçiyor. Döngüsel ekonomi gereği ana atığımız olan ısı enerjisini kullanacak çözümler geliştirmeliyiz.

Türkiye henüz ısı pompası uygulamalarının görece zayıf kaldığı bir ülke konumundadır. Gelecekte bu teknik ile çok ciddi bir dönüşüm yaşama potansiyelimiz var.

Sizin eklemek istediğiniz konular nelerdir?

Öncelikli olarak rant ekonomisini terk etmeli ve üretim ekonomisine dönmeliyiz. Üretemez isek geleceğimiz karanlıkta kalır. Ülkemizin dışarıya çizdiği vizyon insanlığın ortak değerleri (İnsan hakları, adaleti demokrasi, liyakat vb.) ile çelişebilmektedir. Vizyonumuzu geliştirme ihtiyacımız var.

Altyapı olarak sıcak su hatlarımız bulunmamaktadır. Atıl enerjinin geri kazanımı için altyapı eksiğimizin giderilmesi gereklidir.

Bütün insanlık olarak tek bir dünyamız var. Gelecek açısından Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik kavramları hepimizi sarmalayacak. Yeşil boyama değil yeşil dönüşüm için kolları sıvamalı ve çocuklarımızdan emanet aldığımız dünyayı onlara iyi bir şekilde teslim edebilmeliyiz.

Loading