Sıkılaşan Avrupa F-Gaz standartları, ısı pompası entegrasyonu ve yüksek yoğunluklu yapay zeka veri merkezlerindeki artış mekanik taahhüt sektörünü yeniden şekillendirirken, yalnızca teknik uzmanlık artık yeterli olmuyor. MTMD (Mekanik Tesisat Müteahhitleri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Karakaya bu söyleşide, Türk müteahhitlerin Avrupalı ortaklarına dayanıklı ve düşük karbonlu çözümler sunmak için gelişmiş sıvı soğutma, dijital izleme ve mühendislik çevikliğinden nasıl yararlandığını anlatıyor.
Chillventa 2026, mekanik tesisat müteahhitliği sektörünün geleceği hakkında bize ne söylüyor?
Chillventa 2026, sektörümüzün artık yalnızca iklimlendirme ve soğutma ekipmanlarından ibaret olmadığını; dijitalleşme, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve düşük karbonlu çözümler ekseninde yeniden şekillendiğini gösteriyor. Avrupa’da mevzuat değişiklikleri, yapay zekâ destekli bina yönetim sistemleri, veri merkezleri ve doğal soğutucu akışkanlara geçiş gibi başlıklar sektörün yeni gündemini oluşturuyor. MTMD olarak bunu, mekanik tesisat müteahhitlerinin teknik bilgi kadar teknolojiye uyum kabiliyetinin de rekabet avantajı haline geleceği bir dönemin habercisi olarak görüyoruz.
F-Gas sonrası Avrupa’da mekanik tesisat projeleri ve uygulama süreçleri nasıl değişecek?
F-Gas düzenlemeleriyle birlikte Avrupa’da proje geliştirme anlayışı köklü biçimde değişiyor. Artık yalnızca sistemin ilk yatırım maliyeti değil, karbon ayak izi, enerji performansı, soğutucu akışkan seçimi, güvenlik sınıfları ve yaşam döngüsü maliyetleri birlikte değerlendiriliyor. Bu durum müteahhitlerin tasarım, uygulama, devreye alma ve bakım süreçlerinde daha fazla uzmanlık, sertifikasyon ve disiplinler arası koordinasyon gerektirecek. Türkiye’nin Avrupa ile entegre çalışan firmaları açısından bu dönüşüme hazırlıklı olmak önemli bir rekabet şartıdır.
Yeni nesil soğutucu akışkanlar mekanik tesisat müteahhitlerini ne kadar hazırlıklı yakaladı?
Sektörümüzde önemli bir teknik bilgi birikimi bulunuyor; ancak yeni nesil düşük GWP’li akışkanların yaygınlaşmasıyla birlikte eğitim ve uygulama standartlarının daha da güçlendirilmesi gerekiyor. A2L sınıfı hafif yanıcı akışkanlar ile doğal akışkanların kullanımı, saha uygulamalarında yeni güvenlik prosedürlerini ve farklı montaj yaklaşımlarını beraberinde getiriyor. MTMD olarak bu süreci yalnızca ekipman değişimi olarak değil, insan kaynağı ve teknik yetkinlik dönüşümü olarak değerlendiriyoruz.
Avrupa’da yeni nesil soğutma teknolojilerinin yaygınlaşması, mekanik tesisat müteahhitlerinden hangi yeni yetkinlikleri talep ediyor?
Yeni dönemde müteahhitlerden yalnızca montaj kabiliyeti değil; sistem optimizasyonu, dijital izleme, enerji analizi, doğal soğutucu akışkan uygulamaları, güvenlik yönetimi ve otomasyon entegrasyonu gibi alanlarda da uzmanlık bekleniyor. Özellikle BIM tabanlı proje yönetimi, uzaktan izleme sistemleri ve yapay zekâ destekli bakım çözümleri artık büyük projelerin vazgeçilmez parçaları haline geliyor. Bu nedenle sürekli eğitim, mesleki sertifikasyon ve teknoloji okuryazarlığı sektörümüzün temel öncelikleri arasında yer almalıdır.
Yapay zekâ ve veri merkezlerinin hızlı büyümesi, mekanik tesisat müteahhitleri için nasıl yeni bir pazar yaratıyor?
Yapay zekâ uygulamalarının hızla yaygınlaşması, yüksek yoğunluklu GPU veri merkezlerine olan yatırımları artırırken; bu tesislerin kesintisiz, güvenilir ve enerji verimli çalışmasını sağlayacak mekanik tesisat çözümlerine olan ihtiyacı da büyütüyor. Bu nedenle veri merkezleri, mekanik tesisat sektörü açısından önümüzdeki yılların en stratejik büyüme alanlarından biri hâline geliyor.
Bu dönüşüm; sıvı soğutma sistemleri, yüksek verimli chiller çözümleri, free cooling uygulamaları ve akıllı bina kontrol sistemleri gibi alanlarda müteahhitler için yüksek katma değerli yeni proje fırsatları yaratıyor. Artık yalnızca klasik HVAC uygulamaları değil, yapay zekâ destekli mühendislik, enerji verimliliği, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir tasarım gibi uzmanlık alanları da sektörün rekabet gücünü belirleyen unsurlar arasında yer alıyor.
MTMD olarak veri merkezlerini yalnızca yeni bir pazar olarak değil, sektörümüzün geleceğini şekillendirecek önemli bir uzmanlık alanı olarak görüyoruz. Bu nedenle 1 Ekim’de Makina Hangar’da düzenleyeceğimiz MechTalks2026 etkinliğinin temasını “Yapay Zekâ Çağında Türkiye ve HVAC Sektörünün Geleceği” olarak belirledik.
Etkinlik kapsamında; “Türkiye’de HVAC Sektöründe Yapay Zekâ Gerçekten Kullanılıyor mu?”, “Geleneksel Veri Merkezlerinde Verimlilik ve İşletme” ve “Yeni Nesil GPU Veri Merkezlerinde Soğutma Teknolojileri” başlıklı teknik oturumların yanı sıra, “Türkiye ve HVAC Sektörü Bu Dönüşüme Hazır mı?” paneliyle önümüzdeki 10 yılda sektörü bekleyen fırsatlar ve dönüşüm kapsamlı şekilde ele alınacak. Böylece katılımcılar, güncel teknolojik gelişmeleri yakından takip ederken yeni iş birlikleri ve yenilikçi proje fırsatları geliştirme imkânı da bulacak.
Veri merkezlerindeki yüksek yoğunluklu soğutma ihtiyacı, mekanik tesisat tasarımı ve uygulamasında hangi yeni zorlukları ortaya çıkarıyor?
Yüksek yoğunluklu veri merkezlerinde ısı yükleri geleneksel ticari binalara göre çok daha yüksek seviyelere ulaşıyor. Bu nedenle hava soğutmadan sıvı soğutmaya geçiş, yedeklilik senaryoları, kesintisiz işletme, enerji verimliliği ve hassas sıcaklık kontrolü gibi konular proje tasarımının merkezine yerleşiyor. Aynı zamanda işletme sürekliliği açısından hata toleransının son derece düşük olması, uygulama kalitesini ve devreye alma süreçlerini her zamankinden daha kritik hale getiriyor.
Isı pompalarının Avrupa’da yaygınlaşması, mekanik tesisat müteahhitlerinin proje ve uygulama süreçlerini nasıl değiştirecek?
Isı pompaları artık Avrupa’da yalnızca alternatif bir teknoloji değil, enerji dönüşümünün temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Bu durum mekanik tesisat projelerinde düşük sıcaklıklı sistem tasarımlarını, bina kabuğu ile mekanik sistemlerin birlikte değerlendirilmesini ve elektrik altyapısıyla daha güçlü entegrasyonu gerektiriyor. Müteahhitler açısından bu dönüşüm, sistem seçimi, hidrolik dengeleme, otomasyon ve işletme optimizasyonu konularında daha kapsamlı uzmanlık anlamına geliyor.
Mekanik tesisat sektörünün geleceğinde teknoloji mi, yoksa nitelikli insan kaynağı mı daha kritik olacak?
Biz bu iki unsuru birbirinden ayrı değerlendirmiyoruz. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, onu doğru tasarlayan, doğru uygulayan ve güvenli şekilde işleten nitelikli insan kaynağı olmadan sürdürülebilir başarı mümkün değildir. Sektörümüzün geleceği; yapay zekâ, dijitalleşme ve otomasyon gibi teknolojileri benimseyen, aynı zamanda sürekli öğrenmeye açık mühendisler, teknikerler ve uygulama ekipleriyle şekillenecektir. MTMD olarak mesleki eğitimi ve sektörün insan kaynağını güçlendirmeyi temel önceliklerimizden biri olarak görüyoruz.
Avrupa’nın hızla değişen HVAC mevzuatı ve teknik standartları, mekanik tesisat müteahhitlerinin iş yapış biçimini nasıl değiştiriyor?
Avrupa’daki yeni düzenlemeler, müteahhitlik anlayışını reaktif uygulamadan proaktif yönetim modeline dönüştürüyor. Artık mevzuat takibi, ürün uygunluğu, karbon emisyonu hesaplamaları, enerji performansı doğrulamaları ve dijital dokümantasyon süreçleri işin ayrılmaz parçaları haline geliyor. Türkiye’deki firmalar için de bu gelişmeler yalnızca ihracat açısından değil, uluslararası standartlarda rekabet edebilmek açısından önemli bir yol haritası sunuyor. MTMD olarak üyelerimizin bu dönüşüme uyum sağlaması için bilgi paylaşımı, eğitim ve sektörel iş birliklerini artırmaya devam ediyoruz.
![]()